Web Sitesine Hoş Geldiniz


 

KEMERYAKA KÖYÜ (Çınariç)

            Kemah’ın bir ön karakolu hükmünde, Munzur’ların karla kaplı Marsinik’in zirvelerinin, yalçın kayalıklardan oluşan Piri Bey ve Karaavlu Tepe’lerinin eteğine kurulmuş yiğit bir Anadolu Köyü. İlçeye Tanasur Vadisini sırtlardan takibeden 9 km’lik stablize bir yolla bağlı. Köyün içinden başlayan Asrenik Dere’sinin yeşerttiği bağ ve bahçelerin yeşillikleri arasına, Kaşdibi Tarla’larının bitişiğine kurulduğu için, genel geçim kaynakları tarım ve hayvancılık. Köy bir taraftan Hırdıç Sırtları, karşı tarafından Şalıntepe Sırtları ve arka cepheden de Çatalkaya tarafından çepeçevre sarıldığı için köy resmen kuytu bir dere yatağının içinde kalmış. Bir de köyün Munzur’ların uçsuz bucaksız kanyonlarına, kabanlarına yakın komşu olduğu da gözönüne alındığında, köyün korunması hayli zor. Bu nedenle “Gariplerimin” ömrü ecdaddan yadigar, nöbet tutmayla geçiyormuş.

            Muhtar Şaban ARSLANCAN, köyünün nüfusunun 32 hanede 140 olduğu, 1961 de açılan ilkokullarının da 15 öğrencisiyle halen açık olduğunu iftiharla söylüyordu. İstanbul’a vaktiyle göç vermişler ve şimdi bunlar 25 haneye ulaşmış, ama hane sayısında bir azalma olmamış. İstanbul’da başkanlığını Mustafa OĞUZCAN’ın yaptığı “Kemeryaka Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği” 1970 de kurulmuş.

            Tahrir Defterlerindeki kayıtlara göre, 1568 de köyde 32 hane müslüman ve hristiyanlar birilikte yaşıyormuş. O zaman yetişitirdikleri mahsulleri ise, buğday, arpa, darı, bakla, pamuk, bal ve bostan ürünleri olup, aynı yıl için 8000 akça toplam gelirleri olduğu tesbit edilmiştir. Yine aynı kayıtlarda, köyde 1 değirmenin olduğu, köyün yakınında bulunan ve Vank-ı Çınariç adını taşıyan vankın, yılda 1355 akça tutan geliri, Kemah’da Cemaleddin ve Ahi Ferec mahallerindeki cami ve mescitlere vakfedilmiş olduğu yeralmaktadır.

            Asıllarının, Refahiye’ye bağlı Kayı Köyü’nden yaklaşık 400 sene önce gelme olduklarını, merhum Hacı Kamil Efendi’den işittiklerini ifade ettiler. Seferberlikde eşkiyalar Kemah’ı basmadan önce bu köyü basmışlar ve 8 vatandaşı şehit etmişler. Bunun üzerine devlet, ahaliyi muhacir olarak, Divriği’nin Odur Köyü’ne göndermiş, 3 yıl orada kaldıktan sonra sulh ve sükunetin sağlanmasından sonra geri döndüklerinde, köyde “taş taş üstünde”değilmiş.

            1994 yılının 1 Haziran’ında köylerine baskın düzenleyen teröristler iki vatandaşı kaçırmışlar, daha sonra da şehid etmişler. Bu terör hadiselerinden önce köyde, 3000 davar, 350 de büyükbaş hayvan varmış. Her yıl Haziran’ın 20 sinden Eylül’ün 20 sine kadar Çırap, Keşiş Gölü, Kemah Gediği, Kırkmerdiven Başı ve Türk Yurdu yaylalarında geçirirlermiş vakitlerini. Köylüler şimdi gidemedikleri o yaylaların soğuk sularını bile özlemişler ve şimdilik adlarını yad etmekle iktifa ediyorlar: Çırap Suyu, Kızılpınar, Ercipınar ve meşhur Kırkmerdiven Çeşmesi.

            Ziyaret Taşında “Kermiç Ziyareti”dedikleri bir mağara varmış.Vank Dere’sinde, Kilise Tarlası’nda ve Salın Tepe’de kilise kalıntıları, Azametli Oskar Kayasının tepesinde eski kalıntı ve peyler olduğunu söylediler.

Köyün Sınırları: Doğusu; Çiftlik Hududunu takiben Kıronun Mağarası, Karatepe ve İşkak’ın alt kısmını takiben Zekerin Mağarası, Batısı; Tanasur Deresini takiben Cinariç Bendi ve Yılancık Boğazı, Kuzeyi; Fırat Nehri, Güneyi; Keşiş Gölü.

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

©2007 - 2008 Golkaynak.com

GÖLKAYNAK KÖYÜ DERNEĞİ TÜM HAKKI SAKLIDIR