| GÖLKAYNAK KÖYÜ |
![]() |
||||||||||||||
Web Sitesine Hoş Geldiniz |
|||||||||||||||
|
HAKBİLİR KÖYÜ (Pekeriç-i Büzürk)
Köyün altından Ziyaret Dere’si, narenciyeden başka hertürlü meyve ve sebzenin yetiştiği verimli arazileri sulayarak akıp gidiyor. Karsor, Kordoğlu, Sarmurat, Karşı Çay, Aşağı Çay ve Haşut Deresi tarlaları, münbit topraklarıyla eskiden beri burayı bağlık ve bahçelik kılarak önemli bir merkez kılmış. Köyde 1 su değirmeni (Ağaların Değirmen) ve 1 de hızar atölyesi varmış hala çalışan. Kemah’a derin bir vadinin uçurumlu yamacından bir çizgi şeklindeki yoldan bağlı olan (28 km) köyün ilkokulu 1945 de açılmış ve halen 21 öğrencisiyle eğitim veriyor. İçme suyu Patkaş Dağının eteğinden geliyormuş. Dağlarında ve yaylalarında (Hele de Gülan Dağının) kekik ve geven çok bulunduğu için hayvancılık ve arıcılık da önemli geçim kaynaklarındanmış ahalinin. Son 3 seneye kadar Aşağı, Yukarı Keklikpınarı, Alapınik, Haçakbur, Çiftekumrular ve Kürtyurdu yaylalarına çıkıyorlarmış. Şimdi ise yalnız 1.aza Saadettin kuzuları götürüyormuş o yaylalara. Zaten 25 bile göstermeyen 42 yaşıyle Saadettin, atletik ve enerjik yapısıyle bir yayla delikanlısı olduğu belli oluyordu her halinden. Hele bir de avcı olduğunu ilave ederseniz, delikanlılığını siz düşünün. Tahrir Defterlerindeki kayıtlara göre, bu köyün gerek nüfus gerekse gelir yönünden hayli gelişme gösterdiği,1568 de 98 hane olduğu, aynı yıl için vergi hasılının 10 280 akça, 1591 yılı için 27 000 akçaya tekabül ettiği tesbit edilmiştir. Köylünün anlattığına göre de, eskiden Hamarat denen yerde büyük bir Pazar kurulurmuş. Etrafında da sıra sıra dükkanlar varmış. Buraya Refahiye’den, Kuruçay’dan, İliç’ten, Kemah ve civar köylerden akın akın insanlar mahsullerini satmaya gelirlermiş. O kadar ki her türlü metaın alınıp satıldığı bu pazarda hayvan gübresi getirenler bile, mallarına müşteri bulurmuş. Marangoz, demirci, sarraf, kuruyemişçi, fırıncı ve daha birçok zenaat icra edilirmiş. Hatta öyle ekmek çıkarırlarmış ki omuzuna attınmı iki yandan yere sürünürmüş tandır ekmeğinin uçları. Muhtarın babası merhum yetişmiş o günlere. İNCESU MEZRASI (Gemine)
Mezra, Pekeriç Çayı’nın öte yakasına, Kelburç Tepesi ile Palandöken Sırtları arasındaki Horhor deresinin iki yamacına kurulmuş. Yazları 6 hane, kışları 3 hane kalıyormuş. Daha önceleri boş ve hali bir arazi olan bu yeri, değişik yerlerden gelen insanlar kurmuşlar. İlk olarak Ovacık’tan Hasan ELMAS, daha sonra Poza Kazım gelmiş ve bir zaman sonra da Refahiye-Diştaş’dan Mahmut ALÇINKAYA ve Kazım APAYDIN 1950’li yıllarda gelip yerleşmişler. Köyönü dedikleri arazileri Pekeriç Çayından gelen sulama suyuyla sulanıyormuş. İçme suyu ise Arçosu denen mevkiden geliyormuş. Evlerde şebeke suyu, elektrik ve telefon gibi hizmetler tamam olup, yazları dinlenmek için İstanbul’lular için ideal bir sayfiye yeri olduğu için yeni evler yapılmaya başlanmış. DOLMABAHÇE MEZRASI (Vank)
Tarihi çeşmesi aynı zamanda ahali tarafından “Ziyaret” olarak da kabül edilip, mum yakılıp, bez bağlanıp başında kurbanlar kesilirmiş adak olarak. Geçimlerini hayvancılık ve tarımla sağlıyorlarmış. 400 küçükbaş ve 8 tane de büyükbaş hayvan varmış şimdi. Eskiden 600 civarında keçileri de varmış, ama daha sonra onu kaldırmışlar. Yayla olarak, köyleriyle beraber ortak kullandıkları Gülen Dağı Çatmalar Yaylasına çıkarlarmış. Hacı Mehmet ERİM’in önderliğinde ve ustalığında, köylü ve devlet işbirliğiyle bir cami yapmışlar. Sulama suyu Kolkıran Dere’sinden geliyormuş ve bunun bir de efsanesi varmış. Susuz olan arazi için keramet sahibi bir köy kızı, elindeki İĞ’in ipliğiyle, normal olarak suyun gelmesi imkansız olan arazi üzerinde çizgiler çizerek “Su buradan akasın demiş! “ ve aynen o çizgiden su gelmiş ve bugün bile hala aynı yerden arazilerine akıyormuş. Köyün Sınırları: Doğusu; Karataş,Purtepesi ve Karaburun, Batısı; Karaburun Sırt,Sörek Deresi, Sarıtepe, Harap Değirmen ve Sarıburun, Kuzeyi; Gülen Çayı, Başyurt, Gedik, Kör Süleyman Tarlası ve Selme deres
|
||||||||||||||
©2007 - 2008 Golkaynak.com |
|
GÖLKAYNAK KÖYÜ DERNEĞİ TÜM HAKKI SAKLIDIR |